Ftalatların polietilen tereftalat şişelerden içeceklere migrasyonu

Son yıllarda, günlük yaşamda plastiklerin yaygın kullanımı ve insanların bu plastiklerin hormonal sistemi etkileyen zararlı bileşenleriyle teması büyük bir endişe kaynağı haline gelmiştir. Endokrin bozucu bileşenler, hormonların doğal işleyişini değiştiren doğal ve sentetik maddeleri içerir. Fitalatlar, plastiklere yumuşaklık ve esneklik kazandırmak amacıyla eklenen kimyasal maddelerdir.

Fitalat Nedir ve İnsan Sağlığını Nasıl Tehdit Eder?

Fitalatlar plastik yapıya sıkıca bağlı olmadıkları için zamanla suya veya gıdaya sızabilirler. DEHP, DBP ve BBP gibi bazı türleri en çok bilinen ve zararlı olanlardır. Fitalatlara maruz kalmak; meme kanseri, üreme sistemi bozuklukları, obezite ve üreme hücrelerinin olgunlaşmasıyla ilgili enzimlerin işlevinde azalmaya neden olabilir.

İran Pazarı Örneğinde Plastik Şişeler ve Isı Sorunu

  1. İran’da PET şişeler, düşük maliyetleri ve kolay erişilebilirlikleri nedeniyle su ve içecek paketlemede yaygın olarak kullanılmaktadır. Şişelerin doğrudan güneş ışığına ve ortam ısısına maruz kalması, içindeki sıcaklığı artırarak fitalatların içeceğe geçme olasılığını yükseltir.
  2. Fitalat migrasyon miktarını belirleyen birçok faktör vardır. Yüksek sıcaklık, içecekle uzun süreli temas, şişe içindeki sıvının türü ve kimyasal bileşimi ile plastik şişelerin yeniden kullanımı bu faktörlerin en önemlileridir. Asidik ve yağlı içecekler, fitalatların benzer kimyasal ortamlarda daha iyi çözünmesi nedeniyle migrasyonu hızlandırır.
  3. Araştırmalar, sıcaklık artışının tek faktör olmadığını, nispeten serin koşullarda bile uzun süreli depolamanın fitalatların içeceğe yavaşça sızmasına neden olabileceğini göstermektedir. Ayrıca bazı çalışmalar, katkı maddesi ve şeker oranı yüksek içeceklerin fitalat migrasyonunu hızlandırdığını ortaya koymuştur.

Laboratuvar Bulguları: Ürün Gruplarına Göre Fitalat Konsantrasyon Analizi

PET şişelerde paketlenmiş içeceklerdeki fitalat miktarını belirlemek amacıyla dünya genelinde birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaların sonuçları, fitalat miktarının saklama koşullarına ve şişelerin yeniden kullanımına bağlı olarak değiştiğini göstermektedir.

Tablo 1. PET şişelerde saklanan sıvılardaki farklı fitalat konsantrasyonları:

  • Tam Yağlı Süt (2004): DBP 7.3 – 50.3 µg/kg, BBP 1.11 – 2.93, DEHP 15.1 – 27.2.
  • Zeytinyağı (2008): DBP < 490 µg/kg, BBP < 1750, DEHP < 4700.
  • İnek Sütü (2005): DBP 4.07 – 9.79, DEHP 8.4 – 282.9.
  • Zeytinyağı (2010): DBP < 175, BBP 87 – 211, DEHP 198 – 240.
  • Madeni Su (2003): DBP 0.32 – 0.51 µg/L, DEHP 0.57 – 0.65.
  • Madeni Su (2007): Tüm fitalatlar tespit limitinin altında.

Çalışmalar; yüksek sıcaklık, saklama süresi ve şişelerin tekrar tekrar kullanılmasının fitalat migrasyonunu artırdığını kesinleştirmiştir. Örneğin, Macaristan’da yapılan bir çalışmada DEHP en yaygın fitalat olarak bulunmuş ve bazı örneklerde konsantrasyonların birkaç ng/L’den 170 ng/L’nin üzerine çıktığı rapor edilmiştir.

Ayrıca incelemeler, gıdaların plastik kaplarda ısıtılmasının ve ısıya maruz kalma süresinin artmasının gıdadaki DBP miktarını artırdığını göstermiştir. Özellikle asidik veya yağlı kimyasal bileşime sahip içecekler ve gıdalar fitalat migrasyonunu hızlandırmaktadır.

Polimer Matrisinden Fitalat Ayrışma Mekanizmasının Bilimsel Analizi

  1. Fitalatlar, plastik endüstrisinde yaygın olarak kullanılan plastikleştiricilerdir ve polimer matrisine kimyasal olarak bağlı değildirler. Bu bağsızlık, şişelenmiş gıda veya içeceklere kolayca geçmelerine neden olur. Fitalatların PET şişe duvarından içeriğe migrasyon süreci; ambalajdaki fitalat konsantrasyonuna, içeriğin asitliğine ve yağ oranına, temas süresine (saklama süresi), depolama ortam sıcaklığına ve güneş ışığına maruz kalma durumuna bağlıdır.
  2. DEHP, DBP ve BBP’nin spesifik kimyasal özellikleri migrasyon davranışlarını etkiler. Gerçek koşullar altında bu bileşenler gıda veya içeceklere daha fazla sızar. Ayrıca PET şişe ile içerik arasındaki temas süresi kimyasal migrasyonda kritik rol oynar. Yüksek sıcaklıklarda uzun süreli temas, gıda veya içeceklerdeki fitalat seviyelerinin artmasına neden olur. Ayrıca içeriğin pH değeri ve katkı maddeleri de bu süreçte önemli rol oynar.

Tablo 2. Fitalat migrasyonunu etkileyen faktörler üzerine temel çalışmaların özeti

Yazar ve Yıl / Yazar ve YılAnaliz Yöntemi / Analiz YöntemiBulgular / Bulgular
Seyhan et al. 2022ELISADepolama koşulları, özellikle yüksek sıcaklıklar ve güneş ışığına maruz kalma, PET şişelerden kimyasal madde göçünü etkiler.
Sreedhashyam et al. 2022LC/APPI/HR-MSDepolama süresi ve sıcaklığındaki artış, ftalatlar ve bisfenollerin göçünü önemli ölçüde artırır ve ftalat konsantrasyonlarına dair deneysel veriler sunar.
Wang et al. 2023GC–MS80°C üzeri sıcaklıklar ve yağlı gıda simülanlarının varlığı göç hızını önemli ölçüde artırır.
Evarist et al. 2024HPLCSıcaklık ve süre ftalat göçünü önemli ölçüde etkiler. Şişelerin tekrar kullanımı ftalat salımını artırabilir ve güvenlik endişeleri yaratır.

Kısaltmalar: ELISA: Enzime Bağlı İmmünosorbent Deneyi; LC/APPI/HR-MS: Sıvı Kromatografisi/Atmosferik Basınçlı Fotoiyonizasyon/Yüksek Çözünürlüklü Kütle Spektrometrisi; GC-MS: Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometrisi; HPLC: Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi; PET: Polietilen Tereftalat

Uygunsuz Depolama ve Güneş Işığı Riski

  1. Fitalatlar ve diğer kimyasal bileşenler PET şişelerden içeceklere ve gıdalara geçebilir; sıcaklık, saklama süresi ve içerik türü gibi dış faktörler migrasyon düzeyini belirler. Çalışmalar, yemeklik yağlar için tasarlanan şişelerin su şişelerine göre daha fazla fitalat içerdiğini ve sıcaklık ile saklama süresinin en büyük etkiye sahip olduğunu göstermiştir.
  2. Yüksek sıcaklık, plastik polimerlerin daha hızlı parçalanmasına ve kimyasal katkıların hareketliliğinin artmasına neden olarak fitalat salınımını artırır. Bu durum şişeler doğrudan güneş ışığına maruz kaldığında daha belirgin hale gelir. İran’da yer darlığı nedeniyle bazı satıcılar ve tüketiciler şişeleri açık havada bekletmektedir, bu da migrasyon riskini artırır.
  3. Fitalatların yanı sıra, sıcaklık ve saklama süresi bisfenol A ve antimon gibi diğer tehlikeli bileşenlerin migrasyonunu da artırabilir. Örneğin sıcaklık ve sürenin artması, bu bileşenlerin suya veya içeceğe geçişini önemli ölçüde artırır. Ayrıca asidik veya yağlı içecekler için şişelerin yeniden kullanılması fitalat salınımını artırabilir.

Üreticiler ve Tüketiciler İçin Kontrol Stratejileri ve Öneriler

Fitalat migrasyonu riskini azaltmak için üreticiler yüksek kaliteli PET malzemeler ve minimum fitalat düzeyi kullanmalıdır. Şişelerin serin ve güneş görmeyen yerlerde taşınması ve depolanması hayati önem taşır. Depolama süresi kısa tutulmalı, dağıtım ve satış yöntemleri şişelerin uzun süre depolanmasını engelleyecek şekilde planlanmalıdır. Ayrıca, özellikle asidik veya yağlı sıvılar için şişelerin yeniden kullanımı sınırlandırılmalıdır. Isı kontrollü araçların kullanılması ve şişelere fiziksel baskı yapmayan uygun paketleme, zararlı bileşenlerin salınımını azaltmaya ve tüketici güvenliğini artırmaya yardımcı olabilir.

Sonuç ve Sağlık Denetimi Gerekliliği

Önceki çalışmalar; yüksek saklama sıcaklığı, doğrudan güneş ışığı, uzun temas süresi ve şişelerin yeniden kullanımının PET şişe duvarlarından içeceklere fitalat dahil zararlı bileşenlerin sızmasını önemli ölçüde artırdığını göstermektedir.

Bu riskleri azaltmak için sağlık otoritelerinin ve denetleyici kurumların, PET şişelerin uygun saklama koşullarına dair üreticiler için politika ve yönergeler hazırlaması tavsiye edilir. Ayrıca tüketicilerin, dağıtıcıların ve satıcıların doğru saklama ve kullanım yöntemleri konusunda eğitilmesi ve bilgilendirilmesi gereklidir. Bu önlemler zararlı bileşenlerin salınımını azaltabilir ve ambalajlı içeceklerin güvenliğini artırabilir.

Daha oku: